25
10
2014
EUR: 2,875USD: 2,256

Erdoğan'ın Doğan Medyası açılımı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, basın yayın kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle iftar yemeğinde bir araya geldi. Doğan Grubu iftara büyük ilgi gösterdi. İşre gecenin detayları ve fotograflar...
18 Eylül 2009, Cuma - 18:58

TARAF'TAN YILDIRAY OĞUR'UN HABERİ

Başbakan Erdoğan: Demokratik açılım sürecek; bu sorunu illâ ki çözeriz, çözmemek diye bir şey yok. Dolmabahçe’de medya yöneticileri ile iftarda buluşan Erdoğan, demokratik açılımı anlattı: Birileri bayrağa sarılı tabutlar gelsin, her hafta üç beş şehit verelim ne olur diyor. Bunlar mühimmat mı ki veriyoruz, onlar benim evlâdım. Erdoğan, PKK’lılar için TCK 221’de iyileştirme yapmayacaklarını açıkladı: Dağdan inişler artarak sürebilir; 100 olur 500 olur. Biz hazırız, açığız. Demokratik açılım konusunda İçişleri Bakanı Atalay’a randevu vermeyen CHP lideri Baykal’a, şahsen mektup yazacağını söyleyen Erdoğan, “Yine de görüşmezse kendi bilir. Ben Türkiye’yi dolaşıp herkese açılımı anlatacağım” dedi.


Dolmabahçe Sarayı’ndaki Başbakanlık Çalışma Ofisi’nde 40 gazete ve televizyon yöneticisiyle iftarda bir araya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gündeminde demokratik açılım süreci vardı.

Açılımın koordinatör Bakanı Beşir Atalay, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın da katıldığı iftarda kısa bir konuşma yapan ve ardından soruları yanıtlayan Başbakan, Kürt sorunu çözülmezse ne olur sorusuna “İlla çözeceğiz. Çözmemek diye bir şey yok” cevabını verdi. Baykal’a randevu için son olarak şahsen bir mektup yazacağını söyleyen Başbakan açılımı halka anlatmak için ise Türkiye’yi dolaşmaya hazırlanıyor.

BAŞBAKANIN İFTARINA KATILAN GAZETECİLERİN TÜMÜNÜN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

Adı demokratik açılım oldu
“Kürt açılımı” adını daha sonra demokratik açılıma çevirdiklerini, çünkü bunun sadece Kürtlerin değil, Türkleri de ilgilendiren bir demokratikleşme sorunu olduğu söyleyen Başbakan “Paket yok, bu bir süreç” dedi ve kısa, orta ve uzun vadede atılacak adımlarla ilgili takvim verdi.

Plan kısa, orta ve uzun vadeli
Başbakan’ın verdiği takvime göre Meclis açıldıktan sonra önce kısa vadede mevzuat, yönetmelik ve genelgelerle değişiklik yapmanın yeterli olduğu alanlarda adımlar atılacak. Orta vadede yasa değişikliği gerektiren konularda 2010 yılını gösteren Erdoğan, uzun vadede anayasa değişiklikleri gerektiren konularda da adımlar atılacağı mesajı verdi “Ama henüz içerik belli değil” dedi. Başbakan bir soru üzerine seçmeli Kürtçe dersine karşı bir tutumları olmadığını de söyledi.

Şehitler mühimmat değil
Polatlı’da ailesini ziyaret ettiği bir şehidin ölmeden önce arayıp annesine “Başbakan bu işi çözecek anne” dediğini hatırlatan Başbakan, “Birileri bayrağa sarılı tabutlar gelsin diyor, her hafta üç beş şehit verelim ne olur diyor. Bunlar mühimmat mı ki öyle veriyoruz. Muhimmat değil onlar benim evladım” dedi.

“100 olur 500 olur açığız”
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ı açılımla ilgili bilgilendirdiklerini anlatan Erdoğan güvenlik güçlerinin tespitine göre 1500 Suriyeli PKK’lı olduğunu söyledi, bunların Suriye’ye dönüşü ile ilgili Esad’ın Türk gazetecilere söylediği gelenler olursa alırız sözlerini hatırlattı.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in “Yasal düzenleme yerine fiilli durum olacak, dağdaki PKK’lıların yüzde doksanı gelirse serbest kalabilir” sözlerini hatırlatarak “Peki Türkiyeli PKK’lıların eve dönüşü ile ilgili ne yapacaksınız” sorusunu yanıtlayan Erdoğan önemli mesajlar verdi. Pişmanlık yasası olarak bilinen TCK 221’de bir iyileştirme yapmayı tartıştıklarını ama daha sonra buna gerek olmadığı sonucuna vardıklarını söyleyen Başbakan geçen günlerde teslim olan 14 PKK’lıdan 12’isinin tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığını hatırlattı ve şöyle dedi: Bunlar artarak devam edebilir. Bu 100 olur 150 olur 500 olur. Bu konuda rahatız ve açığız. Bakanlığımızın da attığı adımlar var.

İnatlaşmak yanlış
PKK’lıların eve dönüşü konuşulurken operasyonların sürmesinin çelişki olup olmadığına ilişkin soru üzerine ise Başbakan şunları söyledi: “Karşınızda kendi söyledikleri gibi silahlı olarak gerillalar var. Ortalıkta silahlı olarak dolaşıyor bu gerillalar. Köylere iniyor. Güvenlik güçleri de silahlı olarak dolaşacak tabi. ‘Asker de silah bıraksın’ ne demek. Askerin işi bu. Asayişi sağlamak zorunda. Tabi bu konuda bir iddialaşmayı yanlış buluyoruz. PKK silah bırakırsa Kürt vatandaşlarımızı da bu rahatlatacaktır.”
Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir’in “Silahlı Kürt muhalefeti” sözleri için beraat ettiğini, sürgündeki Kürt Parlamentosunun bazı üyelerinin Almanya’daki Türk büyükelçiliğine vatandaşlık için başvurularında sıcak muamele gördüğünü hatırlatılması üzerine ise Başbakan “Yargıya müdahalemiz söz konusu değildir. Ama demek ki açılımı atmadan bir esintisi oluyor” diye yorumladı. Sürgündeki Kürt Parlamento-su’nun başkanı Yaşar Kaya’dan mektup aldığını, Kaya’nın yurda dönmek istediğini söyleyen Başbakan “Biz açığız” dedi.

‘MGK bildirisi nedir o zaman’
Ordunun sürece bir itirazı var mı sorusuna açılıma destek veren MGK kararını atıfla cevap veren Başbakan’ın “Orda kararlar oy birliğiyle alınıyor. MGK kararı dışında bir söylem geliştiriliyorsa, ona bu MGK bildirisi nedir denilir sözleri dikkat çekti.

Baykal’a son mektup
DTP’lilerle yaptığı görüşmede “Bölücübaşı hiçbir zaman muhatap olmaz. Siz halkın temsilcisinin, o yüzden sizinle görüşüyorum mesajı verdiği anlatan Başbakan DTP’lilerin açıklamalarının açılıma zarar verdiğini söyledi. “Bölgede bir biz, bir DTP bir de güvenlik güçleri kaldı” sözleri ise salonda gülüşmelere neden oldu.
Başbakan konuşmasında açılımla ilgili Baykal’a ise sıcak mesajlar gönderdi. “Kapalı oturum yapmak zorunda değiliz. Açık oturumda da düşüncelerimizi paylaşmaktan çekinmeyiz” diyen Başbakan açılımla ilgili görüşmek için Baykal’a şahsen bir mektup yazacağını açıkladı. Baykal ile SHP döneminde hazırladıkları Kürt raporunu konuşmak istediğini söyleyen Başbakan “Son olarak mektup yazacağım. Yine de kabule etmiyorum derse o da onun bileceği iştir dedi.

Açılım ABD’de de sürecek
Açılımla ilgili anket yaptırdıklarını anlatan Başbakan 10000 kişiyle yaptıkları anketin halkın açılıma destek verdiğini ortaya koyduğunu anlattı. Başbakan açılımı anlatmak için Türkiye turuna çıkacağını, bu desteğin bu geziden sonra daha da artacağını de sözlerine ekledi.
Bayramda ziyaret edeceği ABD’de açılım süreciyle ilgili bazı Avrupa devletleriyle görüşmeler yapacağını söyleyen Başbakan’ın özellikle İngiltere’nin altını çizmesi dikkat çekti.

Kürt açılımı derken Doğan açılımı...

BAŞBAKANIN İFTARINA KATILAN GAZETECİLERİN TÜMÜNÜN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

» Başbakan’ın ofis olarak kullandığı Dolmabahçe’de yeni restore edilen bir salonda verdiği iftarda karşılıklı konuşmanın mümkün olmadığı ortası boşluklu büyük kare masanın etrafında Türkiye medyasının tüm yöneticileri oturmuştu. En çok dikkat çekenler ise tam kadro olarak yerlerini alan Doğan Medya Grubu’na bağlı gazete ve televizyonların yöneticileriydi. Doğan Grubu Ertuğrul Özkök (Hürriyet), Sedat Ergin (Milliyet), Eyüp Can (Referans), Mehmet Ali Birand (CNNTürk), Rifat Ababay (Posta), İsmet Berkan (Radikal) ile firesiz Dolmabahçe’deydi.

» Başbakan iftarda en çok ilgiyi Ertuğrul Özkök’e gösterdi. Masanın bir ucundan iftara geç kalan Özkök’e “Hoşgeldin” diye seslenen Başbakan ile Özkök arasında önce İstanbulluluk muhabbeti yaşandı. İlerleyen dakikalarda Başbakan yine uzaktan seslenip bu kez de son olarak gittiği Beşiktaş maçını hatırlatıp, Özkök ile futbol muhabeti açtı.

» İftar Vakit ile Hürriyet arasındaki buzları da eritti. Vakit’ten Hasan Karakaya’ya Umre ziyareti için yazdığı “sınıfı geçti” yazısını hatırlatan Ertuğrul Özkök, “O yazını duvarıma astım. Sınıf geçtim artık değil mi değişen birşey yok değil mi” diye Karakaya’ya takıldı.

‘Aile koruyamaz hale getirildi’
İftarda İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Başbakan Erdoğan Cem Garipoğlu’nun teslim olmasıyla ilgili ilginç açıklamalar yaptı. Erdoğan’ın “Son yüzyılın en trajik olaylarından biri. Yataklık edenler ortaya çıkacak. İş henüz netleşmedi” sözleri üzerine “Aile mi sakladı diyorsunuz” sorusuna İçişleri Bakanı Atalay söz alarak cevap verdi. “Ailenin sakladığıyla ilgili bir ifade kullanmadık” diyen Atalay’ın “Son haftalarda ailenin üzerine gitme oldu. Aile eğer koruyorsa, koruyamaz getirildi aile” sözleri ise dikkat çekti.